Sirkülasyon bitkili akvaryumda önemli bir unsurdur. Tabi burda suyun akıntısından bahsediyoruz. Öncelikle su nedir bir onu incelemek gerekir diye düşünüyorum.

Su sadece su değildir

Su 2 hidrojen bir oksijen atomlarının arasında bağ kurmasıyla oluşur. Bu şekilde elde edilen su saf sudur. Ancak su dendiğinde özellikle ki akvaryumdan bahsediyorsak bu su saf su değildir. Su aynı zamanda bir çok elementi çözme ve bünyesine dahil etme yeteneğine sahiptir. Yani tankınızdaki su sadece hidrojen ve oksijen’den ibaret değildir. İçinde çözünmüş potasyum, magnezyum, nitrit, nitrat, amonyum, demir gibi bir çok elementi ve ayrıca plankton, algea gibi bir çok da canlıyı bünyesinde barındırır.

Heterojen vs Homojen

Tankınızdaki su ne kadar filtrasyonunuz çalışsa da %100 homojen değildir. Örneğin kumunuzun içinde hapsolmuş nerdeyse hareketsiz olan sudan bir örnek, bir de su seviyesine yakın bir bölgeden aldığınız suyu TDS metre ile test ederseniz, tabandaki suyun değerlerinin çok daha yüksek olduğunu göreceksinizdir. Kumunuzun içindeki su, gübre elementlerini çözüp bünyesine kattığı için içinde çözünmüş madde miktarı çok daha fazla olacaktır. Yani kısacası tankınızdaki su homojen değildir.

Peki suyun heterojen olmasının ne gibi dezavantajları var?

Suyun çözerek bünyesine kattığı bir çok element ve mineral hem bitkileriniz hem de diğer canlılarınız için besin niteliğindedir. Su kolonunuzda çözünmüş bu besinler filtre kısmında daha az iken tankın bir diğer ucunda ise fazla ise, iki taraftaki bitkilerin gelişimleri de farklı olacaktır.

İyi bir sürkülasyon ile akıntı sağladığınızda su kolonunda serbest olarak çözünmüş olan besinler tankın her tarafına eşit şekilde dağılabilir. Böylece tankın içindeki tüm canlılar bu besinlerden faydalanabilir.

Sirkilasyonu sağlarken nelere dikkat edilmeli?

Şimdi sizinle ufak bir deney yapalım. Elinize ağzınıza yaklaştırın ve ağzınızı tam açarak elinize doğru üfleyin. Elinizde bir sıcaklık hissedeceksiniz. Eğer dudaklarınızı büzerek nefesinizi üfleyecek olursanız bu sefer de elinizde bir soğukluk hissedeceksiniz.

Sirkilasyonda da pompalanan su, eğer dudaklarınızı büzdüğünüz gibi ince bir delikten tazyik ile geçecek olursa yani birim zamanda birim yüzey ile temas eden su miktarı fazla olacağından bu yüzeye önce bakteriler tutunacak sonra da yosunlar bu yüzeye tutunup bakteriler ile beslenmek isteyecektir. Yani uzun lafın kısası su bastığınız boruda, suyun ilk temas ettiği camda yosunlanma meydana gelecektir. Bunun önüne geçmek için ise suyu lily pipe gibi bir aparatla dağıtarak sirkilasyonunuzu sağlamak daha sağlıklı olacaktır.

Doğru sirkilasyonu suyu akvaryumunuzda dairesel bir şekilde gezecek şekilde kurmalısınız. Bunun için filtrenizin basış ve emiş borularını doğru konumlandırmalısınız. Tankınızın ince ve uzun; hacminin yüksek olması durumunda ek olarak bir iç filtre, dalga motoru, hava taşı veya hava duvarı ile sirkülasyonu destekleyebilirsiniz.

Ayrıca iyi bir sirkilasyon ile bitki yapraklarına daha fazla su temas eder ve bitkiler yapraklarından daha iyi beslenebilirler.

Aşırı sirkilasyondan kaçının

Aşırı sirkilasyon balıklarınızın akıntıya karşı koymaya çalışırken yorulmasına, dirençlerinin düşmesine ve hastalıkların akabinde ölümlere yol açabilir. Bitkilerinizi köklerinden sökebilir, bitki yapraklarında saç ve sakal yosunlarının oluşmasına sebebiyet verebilir.

Tankı Hacmine Göre Filtre Seçimi

Doğru sirkilasyon için filtre seçimi önemli bir rol oynar. Filtrenin debisi kadar, suyu tankınıza veriş şekli de sirkilasyonunuzu etkiler. Örneğin şelale filtreler suyu yukarından aşağı doğru verdiği için şelale filtreler ile tankın içinde dairesel bir sirkülasyon oluşturmak zordur.

Dış filtre dairesel bir sirkülasyon için uygun bir filtre modelidir. Emiş ve basış borularını tank içinde istediğiniz yere konumlandırarak güzel bir sirkülasyon sağlayabilirsiniz.

Bununla birlikte seçeceğiniz filtrenin debisi de önemlidir. Okuduğum forumlarda gördüğüm yanlış bir tespiti burdan paylaşmak istiyorum:

Bitkili akvaryumda filtrenizin debisi tank hacminin 10 katı olmalıdır.

O zaman 50 litrelik bir tanka 500 lt/saat debiye sahip bir filtre tankın ve içeride kopan kasırgayı bir izleyin derim 🙂

Yani bunu hesaplamanın matematiksel bir formülü veya bir grafiği olsaydı, 45 derece düz ilerleyen bir doğru orantı grafiği değil parabol şeklinde ilerleyen bir grafiği olurdu bence. Çünkü hacim azaldıkça sirkülasyonun gezeceği yol miktarı daha fazla azalıyor. Ayrıca tankın hacminden çok burada hesaplanması gereken değişken bence sirkülasyonun katedeceği mesafe olmalıdır.

Yine de kaba bir hesapla tankın net hacminin 3-5 katı debiye sahip bir filtre seçerek, daha sonra gözlemlerinize göre sirkülasyonunuzu iyileştirebilirsiniz. Debisi ayarlanabilir filtreler kullanmak da size kolaylık sağlayabilir.

Sirkülasyonda Hardscape Tasarımınızın Rolü

Diyelim ki tank hacmine oranla debisine karar verdiğiniz bir filtre kullandınız ve su çıkışını kocaman bir kayanın dibine konumlandırdınız. Bu sefer kayaya çarpan su hiç istemediğiniz yerlere gidip kayanın arkasındaki suyu hareketsiz bırakırsınız. Yani sirkülasyonu oluştururken kullandığınız hardscape tasarımı da önemli bir rol oynar. Sirkülasyonu hardscape’inizin etrafını dolanacak şekilde konumlandırmaya çalışmalısınız.

İyi bir sirkülasyon tankızın içindeki suyu hareketli tutan, hardscapinizin etrafında dairesel şekilde yol alan, bitki yapraklarını hafif salınım yapacak şekilde hareketlendirecek, balıklarınızı yüzmeye teşvik edecek ancak yormayacak bir yapıda ve vektörde olmalıdır. Her ne kadar internette bunun için formüller vs üretilse de bunu kurabilemenin yolu ise gözlem ve gözlemlerinize göre müdahelelerde bulunmaktır.

Bitkili Akvaryumda Sirkülasyonun Önemi” te bir düşünce

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir