Emers ve Submers bitki seçimi bitkili akvaryumda özellikle kurulum aşamasında kritik bir önem taşıyor. Son zamanlar internette satış ilanlarında “bitkilerimiz submers ortamda yetiştirilmiştir” şeklinde ibareler görüyorum. Hobicilerin de bu yönlendirmeler ile submers yönünde tercih kullandıklarını gördüğüm için bu konuyu biraz açmak istiyorum. Öncelikle tanımlarımızı bir bakalım:

Submers Bitki Nedir?

Submers kısaca sucul ortamda yetiştirilmiş bitki demektir. Aynen bizim akvaryumlarımızda yaptığımız gibi. Örneğin doğal habitatında Blyxa Japonica gibi bitkiler derin sularda yetiştiği için sadece submersed ortamda yetiştirilmiş hali ile piyasada bulunur.

Emers Bitki Nedir?

Emers (Emersed) bitki nemli karasal ortamda yetiştilmiş canlı akvaryum bitkileri için kullanılan bir tabirdir. Özellikle tanklarımızda bulundurduğumuz bitkiler amazon ikliminden geldiği için kurak mevsim ve yağışlı mevsim yaşarlar. Kurak mevsimde bitkiler su altından su üstüne çıkarlar. Akvaryum hobisinde kullanılan bitkilerin yaklaşık %90’ı bu mevsim döngüsünü doğal olarak yaşarlar.

Emers ve Submers Ortama Aynı Anda Sahip Bir Aquascape Çalışması
Emers ve Submers Ortama Aynı Anda Sahip Bir Aquascape Çalışması

Akvaryum Bitkilerinin Amazon İkliminde Yaşam Döngüsü

Yağışlı ve kurak mevsim döngüsü akvaryum bitkileri için büyük önem arzeder. Sulak mevsimde su altında kalan bitkiler suda az miktarda bulunan karbondioksit ve sucul ortamın zayıflattığı ışık ile yaşamlarını sürdürürler. Işık ve CO2 kısıtlı olduğu için daha minimal bir yaşam sürmek durumundadırlar. Kök sistemleri her geçen gün gelişip zeminden daha çok besin alabilse de, yapraklarından sadece su kolonundaki besinler, çözünebildiği miktarda CO2 ve ışık alırlar. Bu sebeple bazı türler su altında yaprak şeklini değiştirip, beslenmesini kolaylaştırırlar. Aynı zamanda sucul ortamda yer çekimi daha az olduğu için bitkilerin gövdeleri kalın ve güçlü olmak zorunda değildir. Bu mevsimde de bitkiler gövde kalınlıklarından tasarruf etmeyi tercih edebilirler.

Oysa ki kurak mevsime gelindiğinde yani emers ortamda, CO2 çözünmüş değil serbest olarak bulunur ve bir ağaç gölgesi dışında ışığı kıran bir etmen yoktur. Bu da bitkinin daha kolay fotosentez yapabilmesini ve kolaylıkla besin depolamasını sağlar. Kök sistemi bitkinin yaşına oranla gelişmiştir. Kök sisteminden besin alırken, bazı türlerin de yaprakları şekil değiştirir ve ışık ve CO2‘yi fotosentez için daha kolay sağlar. Bu sayede zor geçecek bir sulak mevsim için bünyesinde enerji stoklar. Bu stoklanan enerji sayesinde, bir sonraki mevsime adaptasyon zamanını da kolayca atlatabilir.

Mevsimsel Adaptasyon yani Emers-Submers-Emers Geçişe Adaptasyon

Doğal ortamlarında bu bitkiler, adaptasyon süreçlerinde; yaprak şekillerini değiştirmek, gövdelerini güçlendirmek veya zayıflatmak gibi değişime giderek yeni ortama uyum sağlarlar. Sonuç olarak bizler de akvaryumunuza emers bitki ektiğinizde yapraklarının döküldüğünü, yeni çıkan yaprakların şeklinin ve renginin farklılaştığını gözlemleriz.

İki adaptasyon dönemini kıyaslayacak olursak kurak mevsimden yağışlı mevsime adaptasyon, yağışlı’dan kurak mevsime adaptasyona kıyasla daha kolay olmaktadır. Çünkü bitki serbest CO2 ve güçlü ışıkla kurak mevsim boyunca besin depolamıştır.

Şimdi asıl konumuza dönelim.

Bitkili akvaryum kurarken Emers Bitki mi Submers Bitki mi tercih etmeliyiz?

Benim şahsi tercihim bir çok bitki türünde Emers ortamda yetiştirilmiş bitki olacaktır. Çünkü emers ortamda yetiştirilmiş bitki, enerjisi yerinde, gövdesi kuvvetli bitki demektir. Ayrıca emers ortamda yetiştirilmiş bitkilerde adi salyangoz yumurtası gelmesi gibi bir risk yoktur (ama yine de bitkilerinizi sterilize ederek tankınıza eklemenizi öneririm). Kargodaki yolculuğuna da emers bitkiler daha iyi dayanırlar çünkü yaprakları daha kuru bir ortama alışıktır; gövdeleri ve yaprakları da daha kuvvetli olduğu için taşımada daha zor deforme olurlar.

Peki neden submers bitki tercih etmemeliyiz?

Çünkü her ne kadar akvaryumcudan veya internetten aldığınız submers bir bitki de olsa, o bitkinin yetiştirildiği ortamdaki CO2 miktarı, su kolonunda bulunan besin miktarı, pH derecesi, su sıcaklığı, suyun saflığı (TDS) ve ışık gibi bir çok etmen zaten sizin tankınızdakinden farklı olacağından bu bitkilerin de mutlaka ki bir adaptasyona ihtiyacı var. Ayrıca emers/submers farketmez tankınıza ektiğiniz hiç bir bitkinin kök sisteminden ilk günlerde beslenmesi çok az az miktarda olacaktır. Yani kök sistemi henüz gelişmemiş olacaktır.

Bu adaptasyon sürecini kolay atlatacak formda bol bitki dikilerek kurulmuş bir tankta bitkiler adaptasyon sürecini daha kısa sürede ve daha sağlıklı atlatacak ve tankınızdaki nitratı ve diğer besinleri daha hızlı ve kolay tüketeceltir. Dolayısıyla size de diatom sürecini (yeni kurulumlarda oluşan yosun süreci) daha hafif ve kolay şekilde atlatmanıza yardımcı olacak ve sizi bir çok yosun probleminden kurtaracaktır diye düşünüyorum. Ayrıca bitki gelişiminiz iyi bir ivmeyle başlayacak ve tankınız kısa zamanda olgunluğa ve dengeye ulaşacaktır.

Son söz olarak sizlere kurulumlarınızda mümkün mertebe emers türlerle ve bol miktarda bitki ekimi ile başlamanızı öneriyorum.

Keyifli hobiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site is protected by reCAPTCHA and the Google Privacy Policy and Terms of Service apply.